19 Haziran 2017 Pazartesi

FETÖ, AK Parti'yi gerçekten de kandırdı mı? Buna kandırılma denebilir mi? | Mehmet Fahri Sertkaya


akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, akp'nin gerçek yüzü, FETÖ, bop projesi, kripto Yahudiler, cia, Fethullah Gülen, MI6, siyonizm, gerçek yüzü, gizlenen gerçekler, KANDIRILMIŞLAR MI?



Bütün bunlar olurken AKPKK ne yapıyordu?

➥ Kendileri gibi bir CIA projesi olan FETÖ ile el ele, kol kola vurgun vuruyorlardı, 

➥ Kumpas kuruyorlardı, yuvalar yıkıyorlardı, cinayetler işliyorlardı,

➥ İhale fesatçılığı yapıyorlardı, devletimizin kâr eden devasa kurumlarını bile üç kuruşa CIA ve MI6 üzerinden Siyonizme bağlanan taşeron holdinglere peşkeş çekiyorlardı, 

➥ Misyonerlik projelerine devlet gücünü seferber ediyorlardı, kelime-i şehadeti hatta ezanı bile tahrif ediyorlardı, cuma hutbelerinden 'Allah indinde din İslamdır' ayetini kaldırıyorlardı, 

➥ BOP'çuluk yapıyorlardı, orduyu BOP'a uygun şekilde yeniden formatlıyorlardı, 

➥ Ortadoğu'da milyonlarca Müslümanın kanına ortak oluyorlardı, - ülkemizdeki büyük holdinglere ve fabrikalara pusu kurup yok pahasına ellerine düşürüyorlardı, 

➥ Ülkemizdeki kripto Yahudi ve Ermeni patronların paralarına para katıyorlardı

➥ Süt bankası ihanetlerine çabalıyorlardı,

➥ Madde madde yazılsa buradan köye yol olur da, özetle vatana ihanete kadar her suçu beraberce işliyorlardı.

Haziran 2000: Rusya'daki gazetlerde Fethullah Gülen cemaatinin Kremlin'e sızdığına yönelik haberler çıktı.

Aralık 2002: Rusya istihbaratı hazırladığı raporda Gülen Cemaati'nin CIA için çalıştığını ileri sürdü.

Şubat 2006: Rusya CIA adına casusluk yaptıkları gerekçesiyle ülkedeki Gülen okullarını kapatma kararı aldı.


Gerçek sahibi CIA olan Facebook ve benzeri sosyal ağlar bizi sansürlüyor. Bizi Telegram kanalımızdan takip edin: www.t.me/AkademiDergisi (Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

16 Haziran 2017 Cuma

Sözde darbe gecesi sivilleri aslında askerlerin vurmadığı ihtimali her geçen gün kuvvetleniyor | 15 Temmuz darbe tiyatrosu gerçekleri | Mehmet Fahri Sertkaya

15 temmuz darbesi, akademi dergisi, akp'nin gerçek yüzü, darbe, darbe tiyatrosu, gerçek yüzü, gizlenen gerçekler, Mehmet Fahri Sertkaya, FETÖ,

15 Temmuz darbe ''Tiyatrosunda'' bu silahlar, İl Emniyet Müdürlüklerince '' seçilmiş Sivillere'' dağıtılmıştı.


Ankarada: 78, İstanbulda: 94 Sivil vatandaşımız hayatlarını kaybetmişlerdi.

Ayrıca; Ankara'da 800, İstanbul'da 589 sivil vatandaşımız da, yaralanmıştı.
Şimdiiiii, katledilen sivil vatandaşlarımızın otopsileri neden yapılmadı?

Resmi bir yetkili çıkıp bunun mantıklı bir cevabını vermeli. Aksi, ''seçilmiş sivilleri'' silahlandırmanın ve kullanılan bu silahların balestik incelemelerinin yapılmadığınında kuşkusu gündeme gelecek ki, işin içinden çıkın çıkabiliyorsanız.



Gerçek sahibi CIA olan Facebook ve benzeri sosyal ağlar bizi sansürlüyor. Bizi Telegram kanalımızdan takip edin: www.t.me/AkademiDergisi (Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

9 Haziran 2017 Cuma

15 Temmuz darbe tiyatrosu gecesi, külliyeyi "kontrollü" şartlarda bombalayan pilotun ablası ve eniştesi, CIA güdümlü AKPKK'nin protokolünde | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, cia, akp'nin gerçek yüzü, avaztürk, 15 temmuz darbesi, darbe tiyatrosu, darbe, müslüm macit, gizlenen gerçekler,

Kimin eli kimin cebinde belli değil. 

15 Temmuz darbe tiyatrosu gecesi, külliyeyi "kontrollü" şartlarda bombalayan pilotun ablası ve eniştesi, CIA güdümlü AKPKK'nin protokolünde...

15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni, uçan kuşu gözünden vuracak hassasiyette silahlara sahip olduğu halde, mümkün olabilecek en zararsız şekilde bombalamayı başaran Pilot Üsteğmen Müslüm Macit’in ablası Meryem Uğur ile eniştesi Nurol Uğur, 12 Nisan’da Ayaş Prestij Otelde verilen yemeğe davet edildi. Müslim Macit’in hem ablası hem de eniştesi protokolde ağırlanınca hem tepki çekti hem de kafalardaki soru işaretlerinin artmasına neden oldu. 

Durumdan rahatsız olan bir AKPKK'li, Avaztürk’e yaptığı açıklamada şunları söyledi;

➥ “15 Temmuz darbe gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni bombalayan pilotun yakınlarının AK Parti yemeğine davet edilmesi, bu da yetmez gibi protokol masasına oturtulması inanılır gibi değil.

Pilot Üsteğmen Müslüm Macit, darbe gecesi kullandığı 93-0671 kuyruk numaralı f-16 savaş uçağı ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi yakınlarındaki köprülü kavşak ve otoparka iki adet mk-82 bomba atarak on beş kişinin ölümüne ve yedi kişinin yaralanmasına sebep olmuştu.

FETÖ üyesi olduğunu gizlemeyen Müslüm Macit savcılıkta verdiği ifadede, kurmaylık sınavı sorularının kendisine önceden verildiğini ve bu sayede sınavı kazandığını da itiraf etmişti.

Müslim Macit’in eniştesi ilk resimde konuşma kürsüsünün (beyaz kürsü) tam önünde oturan kravatsız kişi. Kişi sıradan bir işçi olup protokol masasında yer alacak bir gerekçesi yoktur. Müslim Macit’in ablası Meryem Uğur da yan taraftaki bayan protokol masasında (bordo ceketli eski kadın kolları başkanının yanında ) oturan kişidir. Aynı kişiler ilçe başkanlığının Ayaş Prestij otelde 28 Nisan’da verdiği yemeğe de davet edilmiştir.”

29 Mayıs 2017 Pazartesi

Darbe tiyatrosu iyice deşifre olan AKPKK suç, terör ve ihanet örgütünün bu yalanı da tutmadı. | Akademi Dergisi

FETÖ, Hakan Fidan, Fethullah Gülen, darbe, darbe tiyatrosu, akp'nin gerçek yüzü, harun kodalak, murat bolat, mit, 15 temmuz darbesi, gizli gercekler,


AKPKK'ye yardım ve yataklık suçu işlemekte birbirleri ile yarışan yandaşların, son zamanlarda halkı aldatmak için uydurdukları bir yalanları daha tutmadı. 15 Temmuz'da MİT'e giden binbaşı: 'Darbe olabilir' ifadesini kullandım

➥ ''Darbe önceden biliniyordu da, Binbaşı bile MİT'e gidip bildirdi de, neden gereken tedbirler alınmadı, ne haltlar çevrildi yine? Neden bu kadar kan dökülmesine izin verildi? Burada her şey tuhaf değil mi?'' Şeklinde son zamanlarda daha sık sorulan sorulara cevap olarak 

➥ "O binbaşı darbe olacak dememişti. Sadece Hakan Fidan kaçırılacak demişti" diyorlardı. İşte gerçekler...

Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz'da MİT'e giderek bilgi verdiğini belirten binbaşı O.K., 

➥ "Çok kan akacak' dediklerine göre bu faaliyetin iyi niyetli bir faaliyet olmadığını kendilerine söyledim. 'Darbe olabilir' ifadesini kullandığımı çok iyi hatırlıyorum" dedi.

Kara Havacılık Komutanlığı'nda görevli Binbaşı O.K. ile yapılan görüşme tutanağı ortaya çıktı. Dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak, Başsavcıvekili Necip Cem İşçimen ve bir katibin isminin olduğu tutanakta, pilot binbaşının adı ve imzası yer almadı. 11 Ağustos 2016 tarihli görüşme tutanağında binbaşının adı ve imzasının olmaması

➥ "Görüşülen kişinin kimliğinin gizli kalması gerektiğinden imzalanmasına gerek olmadığına karar verilerek, iş bu tutanak huzurda bulunan şahıslar tarafından imza altına alınmıştır" diye açıklandı.

'GÜLEN'İN YANINA GİTTİK'

Hürriyet'te yer alan habere göre, Konyalı olduğunu beyan eden O.K., ortaokulu Akşehir'de okuduğunu belirterek, "Akşehir'de yurda yazıldım, yurt Fetullahçılarındı. Benim harp okulundayken iltisağım camide, ara ara bazı evlerde 2 haftada bir Konya'dan gelen abiler aracılığıyla buluşmalar şeklinde oluyordu" dedi. Öğrencilik yıllarında irtibat kurduğu abilerin isimlerini veren O.K., "1996 yılında mezun olduğumuzda İstanbul'da bizi Fethullah Gülen'in yanına götürdüler. Mezun grubu olarak birlikte İstanbul'daki FEM dershanesinde yanına gittik. Bize hiçbir şey söylemedi. Yanında misafir vardı. Yarım saat kadar oturup çıktık" bilgisini verdi. Örgütteki kod adının Tarık olduğunu söyleyen O.K.'nın açıklamaları özetle şöyle:

'HAKAN FİDAN'I ALACAĞIM'

"11 Temmuz'dan itibaren ailemle Akçay tatil kampındaydık. 13 Temmuz'da Tabur Komutanım Binbaşı Deniz Aldemir aradı, cuma günü görevde olmam gerektiğini söyledi. Deniz Aldemir'in arabasındaydık. ‘Telefonu kapat' dedi. Radyonun sesini yükseltti. ‘Senin hizmetten olduğunu biliyorum, bu akşam faaliyetimiz var, ben Cooger helikopteriyle (MİT Müsteşarı) Hakan Fidan'ı alacağım, sen Murat Bolat'la uçacaksın, çok kan akacak' dedi. Vatan aleyhine bir şey yapılacağını anladım. 

Aklıma MİT geldi. Saat 13.55 gibi nizamiyeden çıktım. Deniz Binbaşı'ya mesaj attım. ‘Ben uçamam' dedim. Taksiyle 14.20 gibi MİT'e vardık. Kapıdaki görevliye ‘MİT'e TSK içindeki paralelcilerle alakalı bilgi vermek için geldim' dedim."

'ERTESİ GÜN MİT'TEN ARADILAR'

"Saat 15.00 civarı iki kişi geldi. Anlattım. Tedirgin oldular. Bana ne olabileceğini sordular. Ben de büyük bir faaliyet olabileceğini hatta ‘darbe faaliyeti olabileceğini' söyledim. ‘Hakan Fidan'ı almaktan kasıt ne' diye sordular. Ben de ‘çok kan akacak' dediklerine göre bu faaliyetin iyi niyetli bir faaliyet olmadığını kendilerine söyledim. ‘Darbe olabilir' kelimesini kullandığımı çok iyi hatırlıyorum. Benim (MİT'le) irtibatım bu olayla başlamıştır. Ertesi gün MİT'ten beni aradılar, ‘Güvenlik için seni birkaç gün misafir edelim' dediler. Yarım saat sonra bir ekip gelip beni aldı."

6 Mayıs 2017 Cumartesi

"Fikri Işık'ın kızının telefonunda Bylock çıktı" diyen yazar bir adım daha ileri gitti | Akademi Dergisi

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, FETÖ, orhan sipahioğlu, tsk, 15 Temmuz, darbe, fikri ışık, Bylock, yavuz selim demirağ, pdy, f tipi cemaat,


TSK'daki Cemaat yapılanmasını ilk yazan gazetecilerden Yavuz Selim Demirağ, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık'ın kızının telefonunda ByLock çıktığı iddiasını yazmış, Milli Savunma Bakanlığı da yaptığı açıklamayla iddiaların doğru olmadığını belirtmişti. Demirağ, iddialarını bugün bir adım daha ileriye götürdü.

Demirağ bugünkü yazısında şu ifadeleri kullandı:

➥ "Bu sütunlardan ByLock iddialarını seslendirdiğimiz başta Millî Savunma Bakanı Fikri Işık olmak üzere her hangi bir açıklama gelmedi. Basın bürosunun aba altından sopa göstermesini saymazsak, 'aile birinci derece yakınlarında ByLock yoktur' denmedi henüz. Dahası Sayın Işık'ın Başbakanlık'taki Özel Kalem Müdürü'nün FETÖ iltisakı ile sorgulandığı, yurt dışına çıkış yasağı ile bırakıldığı iddiaları da var. O yasağın sessizce kaldırıldığını da yazmıştık. Cevap yok! Bakanlık koridorunda 'Kocaeli Bürosu' asmakla bu işler çözülmüyor. Çıkıp, açık açık belgeleri ile, bilirkişi raporları, adliye tutanakları ile "yok" deyin de görelim! Yüzbinlerce personeli olan Millî Savunma Bakanlığı Gebze Belediyesi, Karamürsel Lisesi gibi yönetilmez! Öncelikle personelin hakları korunmalıdır. Suçluyla, suçsuzun aynı çuvalın içine atılmasının önüne geçilmelidir. Günü kurtarma telaşı yeni ve telafisi mümkün olmayan zararlara yol açar. Öncelikle şeffaf olup, kamuoyunun yönelttiği sorulara makul, mantıklı cevaplar verilmelidir. Vicdanın sesi dinlenmelidir."

NE OLMUŞTU?

Demirağ, Yeniçağ gazetesinde 25 Şubat'ta kaleme aldığı yazıda Demirağ şunları söylemişti:

➥ "Buradan Millî Savunma Bakanı Fikri Işık'a seslenmek istiyorum. Bir dönem sıkı sıkı sahiplendiğiniz eski Gebze Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Sipahioğlu, Deniz Kuvvetleri imamı olarak tutuklu. Kocaeli'nde Fikri Işık'ın 'kripto FETÖ'cü' iddiaları gırla gidiyor. Dahası Sayın Işık, kızınızın telefonunda ByLock olduğu yönünde MİT raporundan bahsediliyor. Anladık hükumetiniz FETÖ'nün siyasal yapılanmasının açığa çıkmasını istemiyor. Ancak Kuvvet Komutanları size bağlı. Personelin sorumlusu siz olduğunuza göre 'Önce vatani görevini yapan er ve erbaşlar serbest bırakılacak' sözünüzü hatırlatmak istiyorum. Daha sonra da şahsınıza ve ailenize dair iddialarla ilgili açıklama beklediğimi belirteyim."

Milli Savunma Bakanlığı Basın Müşavirliği tarafından yapılan açıklamada ise söz konusu yazıya şöyle yanıt vermişti:

➥ “Sn. Fikri Işık, FETÖ/PDY unsurlarına karşı dün olduğu gibi bugün de mücadele vermiş, Aziz Milletimize ve Devletimize kast eden hain Fethullahçı terör örgütü karşısında dimdik durmuştur.

Sn. Bakan Işık'ın dershane sürecinde, 17/25 Aralık yargı darbesi girişinde ve Bakanlık vazifelerinde kendi görev alanına giren kurumlarda FETÖ'ye karşı kararlı mücadelesi, Milletimizce malumdur.

Milli Savunma Bakanlığı’nın 15 Temmuz hain darbe girişimi ve sonrasında da TSK içindeki FETÖ/PDY mensubu hainlerle amansız mücadelesi malum odakları rahatsız etmektedir. Milli savunma Bakanlığı tarafından, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın desteğiyle kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi Milletle daha fazla kucaklaştıran düzenlemelerin hayata geçiriliyor olması yine FETÖ ve işbirlikçilerini rahatsız etmektedir.

Bugüne kadar FETÖ ve işbirlikçilerine ve tüm vesayet odaklarına karşı göz açtırmadan sürdürülen mücadele, yürütülen her türlü algı operasyonuna rağmen, yılmadan aynı azim ve kararlılıkla devam edecektir.”

3 Mayıs 2017 Çarşamba

AKP'li bakan Özhaseki de, 17/25 Aralık'tan sonra Gülen'i ziyarete gidenlerden | Akademi Dergisi

akademi dergisi, mehmet fahri sertkaya, Fethullah gülen, FETÖ, mehmet özhaseki, ahmet öksüzkaya, hamdi kınaş, akp'nin gerçek yüzü, zaman gazetesi,

Kayseri'de 71 iş adamıyla ilgili hazırlanan 'FETÖ' iddianamesinde, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'ye yönelik iddialar da yer aldı. Cumhuriyet Savcısı Salih Kılıçdağı'nın hazırladığı 2017/117 numaralı iddianamede, Özhaseki'nin 17-25 Aralık'tan sonra ABD'ye giderek, Fethullah Gülen'i ziyaret ettiği öne sürüldü. "İtirafçı" olan eski AKP Kayseri İl Başkanı Ömer Dengiz;

➥ "Amerika seyahatinde yarım saatliğine Gülen'i heyet olarak ziyaret ettik. Ekipte Mehmet Özhaseki, Hamdi Kınaş, İlhan M., Ali Ez, milletvekili Ahmet Öksüzkaya, Hüseyin B., Oktay D. vardı" iddiasında bulundu.

Eski başkan "itirafçı" oldu

Sözcü gazetesinden Kamil Elibol'un haberine göre, soruşturmada itirafçı olan eski AKP Kayseri İl Başkanı Ömer Dengiz, 2011'deki dershane kavgasından sonra talimatla Star gazetesine verilen abonelik desteğini anlattı. Dengiz şunları kaydetti:

➥ "2012 veya 2013 yılında Zaman gazetesine karşılık olarak Star Gazetesi aboneliğini yayma konusunda bizatihi ben üstlendim. Bu görevi dönemin Başbakanının talimatıyla gerçekleştirdim. Bu konuda Ankara'daki toplantılara Mehmet Özhaseki başkan ile beraber katıldık. Maddi yükü de bize kaldı"

"Özhaseki bana emir verdi"

2010-2011 yıllarında Melikşah Üniversitesi'ne de gittiğini belirten Dengiz şöyle devam etti: 

➥ "2011'de bir temel atma töreninde Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Özhaseki, Melikşah Üniversitesi'ne yurt yaptırmam konusunda emrivaki bir konuşma yaptı. Akabinde Memduh Boydak beni arayarak Melikşah heyeti olarak ziyaretime geldiler. Bir aile büyüğüm adına yurt yaptırdım.” Dengiz, 17-25 Aralık'tan sonra da dönemin Belediye Başkanı Özhaseki'nin FETÖ'cülerle görüşmeye devam ettiğini öne sürdü ve şu idialarda bulundu: “2014'te Haseki Başkan, Erciyes'te Amerika gezisine katılan Hamdi Kınaş, Nureddin Okandan, Ahmet Öksüzkaya (eski milletvekili) gibi isimlerin katıldığı bir kahvaltı düzenledi. Başkana bu örgüt mensuplarıyla görüşmemesi gerektiğini, bu durumu yukarının duyması halinde sıkıntı yaşayacağını ilettim ama Özhaseki'yi yine aynı ekiple kahvaltı yaparken gördüm.''

"Belediye öncülük etti"

Şüphelilerden Kayseri Sanayi Odası eski Meclis Başkanı Nureddin Okandan da ifadesinde, 2011'de, Kayseri Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yaptıkları geziyi şöyle anlattı: "Amerika seyahatinde yarım saatliğine Gülen'i heyet olarak ziyaret ettik. Ekipte Mehmet Özhaseki, Hamdi Kınaş, İlhan M., Ali Ez, milletvekili Ahmet Öksüzkaya, Hüseyin B., Oktay D. vardı."

Yeni yayınlardan e-posta ile haberdar ol!

Öne çıkanlar